Anasayfa | İletişim | Kurucumuz | Künye | Reklam | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | Sık Kullanılanlara Ekle | Ana Sayfam Yap | RSS

HABER ARA


Gelişmiş Arama

 
 

Amasya Gazetesi Suluova Gazetesi
Merzifon Gazetesi Goynucek Gazetesi

ART TV ART FM

AMASYA DOST FM
New Page 1


 

Döviz Kurları
TCMB Döviz Kurları (21.07.2017)
Döviz Alış Satış
ABD DOLARI 3.5296 3.5360
EURO 4.1110 4.1184
SUUDİ ARABİSTAN RİYALİ 0.94117 0.94287

Menemen

İst.Mv. Ahmet Hamdi ÇAMLI

Kategori  Kategori : Siyaset
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 598
Tarih  Tarih : 29 Aralık 2015 16:04

11 Punto 13 Punto 15 Punto 17 Punto

Menemen meydanında vuku bulan vahim olay, millet ve değerleriyle düşman bir kısım çevrelerce 85 yıldır pişirilip pişirilip tekrar arsızca kullanılıyor. Başlarında Giritli bir esrarkeşin bulunduğu 2’si çocuk, 7 kişiden oluşan grubun, manipülasyona açık başıbozukların kullanıldığı bu kumpas toplumun birbirine düşürülmesinde ham maddelerden birisi olmuştur. Milletin değer verdiği bir kısım kanaat önderlerine  postaneden telgraf çekerek “Mehdi’nin ordusuna katılın” çağrısı yapılır. Esrarkeş çete lideri sözde Derviş Mehmed, Nakşi Şeyhi Saffet Efendi ile görüşeceğini etrafına söyleyerek  Menemen’e yönelir ve Merkez Camii’nde sabah namazını eda ettikten sonra eline bir yeşil sancak alarak cemaate belediye meydanında toplanmaları çağrısını yapar. Cami imamı Şeyh Saffet camide yoktur. Derviş görünümlü keşbaşı, belediye meydanında eline aldığı yeşil sancakla “Şeriat Geliyor” naraları atar. Bunun üzerine jandarmadan, meydana aralıklarla gelen üç subay durumu bu keşbaşıyla görüşür ve alaya geri döner. Alay Komutan Yardımcısı Albay Nihat, Asteğmen  Kubilay’ı yanına 26 adet askerle tekrar meydana gönderir. Ne kadar gariptir ki hiçbirinin mermisi yoktur, sadece süngüleri takılıdır. Kubilay’ın, meydanda esrarkeşlerin başı ile karşılıklı sert konuşmalarından sonra arkasından bir silah patlar ve Kubilay’ın topuğuna saplanır. Bunun üzerine meydanda herkes kaçışır, yine ne gariptir ki 26 askerin hepsi kaçanların arasındadır. Kubilay yaralı bacağını sürüyerek hükümet konağına gider. Meydanda ki hükümet konağı ve karakol kapalıdır(!). Bacağını çeke çeke sığınacak yer olarak camiye yönelir. Avluda onu fark eden keşbaşı, ayağından vurulmuş asteğmen şehit Kubilay’ın başını keserek sancak direğine asar. Kubilay’ın vurulmasından bu ana kadar geçen süre 20 dakikadır. Her yer kapalı ve 26 asker kayıplardadır. Olayları duyarak oraya gelen iki bekçide vurulur. Sonrasında gelen askeri müfreze esrarkeş başı dâhil gruptan 3 kişiyi vurur. Kırma tüfek ve bağ bıçağı bulunan bu grubu sağ ele geçirerek olayı aydınlatmak yerine ekibin direk öldürülmesi tercih edilmiştir. Olayın mahkemeye intikalinden sonra mahkeme başkanı görgü tanıkları ve sanıkları dinleyerek olayın birkaç esrarkeş meczup tarafından çıkarıldığını ve halktan destek görmediğini açıklar… Açıklamayı beğenmeyen üst yönetim Cumhuriyet’e saldırı olduğunu vurgulayan bir açıklama yapar. Sonrasında basın yoluyla olay, devletin varlığını ilgilendiren büyük bir olaya dönüştürülür ve 1 Ocak 1931 tarihinde Ege bölgesinde Orgeneral Fahrettin Altay’ın sorumluluğunda sıkıyönetim ilan edilir. Dosyalar Menemen mahkemesinden alınarak yargısız infazlarıyla nam yapmış Mustafa Muğlalı başkanlığındaki Divan-ı Harbe verilir. Muğlalı, bu olayın Cumhuriyeti yıkmaya yönelik, arkasında Nakşibendi tarikatının olduğu planlı bir irticai kalkışma olduğunu açıklar. Operasyonun hedefi artık bellidir. Yurdun dört bir yanında tutuklamalar başlar. İstanbul’da ki 90 yaşındaki Nakşi Şeyhi Esad Erbili hasta yatağından alınarak mahkemeye getirilir. O ve beraberindeki 37 kişi idam cezasına çarptırılır. Fakat Şeyh Esad Erbili’nin yaşı sebebiyle cezası müebbet hapse çevrilse de askeri hastanede tedavisi devam ederken şüpheli bir şekilde vefat eder… Diğer 37 kişiden 28 inin idam cezası uygulanır. İçlerinde Yahudi bir  vatandaş olan Josef dahi vardır. Olayın kime yaradığı ve yıllarca nasıl pişirilip pişirilip kullanıldığı milletimiz tarafından açıkça görülmektedir. “Şeriat” adı altında oluşturulan düşman tanımı ile bu millete eziyet edilmiş ve zincirler vurulmuştur.  Bu kumpasın; Milli sesleri susturmak amacıyla yıllardır nasıl kullanıldığını hepimiz yaşadık ve biliyoruz. Fakat milletin sabrı ve ferasetiyle o karanlık günler artık geride, eski Türkiye’de kaldı.   Menemen olayının yaşandığı zamanın tek partisi CHP sözcülerinin ve benzer zihni yapılanmaların, tamamen saptırılmış bu olayı TBMM’nde gündeme getirmiş olması da büyük bir talihsizliktir. Tarihi boyunca benzer birçok olayın banisi zihniyet; millet ve değerleriyle mücadeleye numune, bu tip uygulamaları unutturacağına, hala sıcak tutmaya çalışması da ayrı bir talihsizliktir. Aziz Milletimizin vekili olarak, Menemen olayının 85. yılında kamuoyunun doğru bilgilerle aydınlatılmasını tarihi bir vazife olarak görüyorum.   İst.Mv. Ahmet Hamdi ÇAMLI
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

 

SON DAKİKA HABERLERİ

HASAN KARATAŞ HASAN KARATAŞ
BU GÜN AMASYALI HALKIN DÜŞÜNDÜKLERİ
OĞUZHAN KARATAŞ OĞUZHAN KARATAŞ
GENEL MÜDÜR

ANKET

AMASYA GAZETESİNİN ÇALIŞMALARINI NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ ?






Tüm Anketler

 

 

 

Anasayfa | İletişim | Kurucumuz | Künye | Reklam | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | Sık Kullanılanlara Ekle | Ana Sayfam Yap | RSS